SAVUNMA SANAYİSİNDE YERLİ VE MİLLÎ ATAK: TÜRKİYE, KAAN’DAN MİLGEM’E UZANAN HAMLELERLE KÜRESEL SAHNEDE DİKKAT ÇEKİYOR
ANKARA – Türkiye, son yirmi yılı aşkın süreçte savunma sanayisinde yerli ve millî üretimi artırmaya yönelik önemli yatırımlar gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma hedefi doğrultusunda hayata geçirilen projeler, Türkiye’nin teknoloji geliştirme kapasitesini, ihracat gücünü ve uluslararası görünürlüğünü artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Savunma sanayisinde büyük dönüşüm
Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen projeler kapsamında Türkiye, kara, hava, deniz ve uzay alanlarında çok sayıda yerli platform geliştirdi.
Bugün birçok sistem yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullanımına sunulmakla kalmıyor, dost ve müttefik ülkelere de ihraç ediliyor.
İşte Türkiye’nin öne çıkan yerli savunma projeleri
KAAN Millî Muharip Uçak
Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı olarak geliştirilen KAAN, ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Proje tamamlandığında Türk Hava Kuvvetleri’nin gelecekteki ana savaş uçağı olması hedefleniyor.
Bayraktar TB2 ve AKINCI
Türk savunma sanayisinin en bilinen ürünlerinden olan Bayraktar TB2 ve Bayraktar AKINCI insansız hava araçları, birçok ülkede kullanılmaya başlanırken savunma ihracatında da önemli paya sahip oldu.
ANKA ve AKSUNGUR
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen ANKA ve AKSUNGUR İHA sistemleri, keşif, gözetleme ve operasyonel görevlerde aktif olarak kullanılıyor.
HÜRJET
Jet eğitim ve hafif taarruz uçağı HÜRJET, pilot eğitiminde yeni nesil bir platform olarak geliştirildi. Uçağın uluslararası pazarda da değerlendirilmesi hedefleniyor.
HÜRKUŞ
Yerli eğitim uçağı HÜRKUŞ, pilot eğitiminde kullanılmak üzere geliştirildi ve farklı versiyonlarıyla görev yapıyor.
ATAK ve ATAK-II
Yerli taarruz helikopteri ATAK, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yanı sıra çeşitli ülkelere ihraç edilirken, daha ağır sınıfta geliştirilen ATAK-II projesinde çalışmalar sürüyor.
GÖKBEY
Türkiye’nin genel maksat helikopteri GÖKBEY, sivil ve askerî kullanım amacıyla geliştirildi.
MİLGEM
Türkiye’nin millî savaş gemisi projesi MİLGEM kapsamında korvet ve fırkateynler inşa edilirken, bu alandaki bilgi birikimi ihracata da yansıyor.
TCG Anadolu
Türkiye’nin en büyük askerî gemisi olan TCG Anadolu, amfibi harekât kabiliyeti yanında insansız hava araçlarına uygun yapısıyla da dikkat çekiyor.
ALTAY Ana Muharebe Tankı
Yerli ana muharebe tankı ALTAY, Türk kara kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirildi ve seri üretim süreci devam ediyor.
KORKUT, HİSAR ve SİPER
Türkiye’nin katmanlı hava savunma sistemi hedefi doğrultusunda geliştirilen KORKUT, HİSAR-A+, HİSAR-O+ ve uzun menzilli SİPER projeleri, hava savunma kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor.
SOM, ATMACA ve diğer millî füzeler
Yerli seyir füzesi SOM, gemisavar füzesi ATMACA, TRLG-230, TAYFUN, BORA ve çeşitli akıllı mühimmat sistemleri Türkiye’nin füze teknolojilerindeki gelişimini ortaya koyuyor.
Elektronik harp ve radar sistemleri
ASELSAN tarafından geliştirilen radar, elektronik harp, haberleşme, elektro-optik ve komuta kontrol sistemleri hem yurt içinde hem de ihracatta önemli yer tutuyor.
Millî uydu projeleri
Türkiye, TÜRKSAT 6A ile haberleşme uydusunu yerli imkânlarla geliştiren ülkeler arasına girerken, uzay teknolojilerindeki çalışmalarını da sürdürüyor.
İhracatta dikkat çeken yükseliş
Savunma ve havacılık sanayii ihracatı son yıllarda önemli ölçüde artış gösterdi. Türk savunma ürünleri Avrupa’dan Afrika’ya, Orta Asya’dan Körfez ülkelerine kadar geniş bir coğrafyada kullanılmaya başladı.
Bu gelişme, savunma sanayisinin ekonomik katkısını artırırken Türkiye’nin uluslararası iş birliklerine de yeni boyut kazandırdı.
Savunma sanayisinin etkileri
Uzmanlara göre yerli savunma sanayisindeki gelişmeler;
* Dışa bağımlılığın azaltılmasına,
* Yerli mühendislik ve yüksek teknoloji kapasitesinin gelişmesine,
* Ar-Ge yatırımlarının artmasına,
* Nitelikli istihdam oluşturulmasına,
* Yan sanayinin büyümesine,
* Savunma ihracatının güçlenmesine,
* Türkiye’nin uluslararası savunma pazarındaki görünürlüğünün artmasına katkı sağladı.
Bu gelişmelerin dış politika ve stratejik özerklik üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmeler ise uzmanlar ve ülkeler arasında farklılık gösterebilmektedir.
Sonuç
KAAN’dan TCG Anadolu’na, MİLGEM’den SİPER’e, Bayraktar TB2’den AKINCI’ya kadar uzanan projeler, Türkiye’nin savunma sanayisinde teknoloji geliştirme kapasitesinin önemli ölçüde arttığını ortaya koyuyor.
Savunma sanayisi; yalnızca askerî güvenlik açısından değil, yüksek teknoloji üretimi, ihracat, istihdam, mühendislik ve ekonomik kalkınma açısından da stratejik sektörlerden biri olarak değerlendiriliyor.