İzmir’in Yolları Köstebek Yuvasına Döndü
İzmir’in Yolları Köstebek Yuvasına Döndü
İzmir’de otomobil kullanmak artık bir yerden başka bir yere gitmek değil, çukurların arasında kaza yapmadan ilerleyebilme mücadelesine dönüştü.
Geçtiğimiz günlerde Balçova’dan Bayraklı’ya uzanan yaklaşık 20 kilometrelik güzergâhta özellikle saydım. Bir sürücü; çukur, asfalt yaması, tümsek veya yol seviyesinin altında kalan rögar kapağı olmak üzere tam 86 bozuk noktadan geçmek zorunda kalıyor.
Yanlış okumadınız: Yaklaşık 20 kilometrede 86 ayrı sorun!
Üstelik sözünü ettiğim yol, herhangi bir ara sokak değil. Balçova’dan Bayraklı’ya gitmek isteyen binlerce vatandaşın kullanmak zorunda kaldığı sahil yolu… İzmir’in en yoğun ve en önemli ana arterlerinden biri.
Bir de mahalle aralarına girerseniz, Allah muhafaza!
Bazı sokaklarda çukurdan kaçarken başka bir çukura düşüyorsunuz. Bir tarafta defalarca kazılıp gelişigüzel kapatılmış asfalt, diğer tarafta yol seviyesinin altında kalan rögar kapakları… Yağmur yağdığında suyla dolan ve derinliği belli olmayan çukurlar da cabası.
Alsancak’ın Göbeğinde Yollar Delik Deşik
Manzara Alsancak’ta da farklı değil.
Özellikle Kıbrıs Şehitleri Caddesi ile bağlantılı yollar tam anlamıyla facia durumda. İzmir’in en hareketli, en çok ziyaret edilen ve kentin vitrini sayılan bölgelerinden birinde yolların her tarafı delik deşik.
Her gün binlerce insanın yürüdüğü, araçların sürekli giriş çıkış yaptığı, yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği Alsancak’ın yolları bu halde olmamalı.
İzmir’in vitrini olarak gösterilen bir bölgede bile yollar düzgün değilse, mahalle aralarındaki durumun ne kadar kötü olduğunu tahmin etmek hiç zor değil.
Üstelik sorun yalnızca Balçova, Konak ve Bayraklı ile sınırlı değil. İzmir’in farklı ilçelerine gittiğinizde benzer görüntülerle karşılaşıyorsunuz. Ana arterlerden ara sokaklara kadar çukurlar, çökmüş asfaltlar, gelişigüzel yapılan yamalar ve yol seviyesinin altında kalan rögar kapakları neredeyse kentin ortak sorunu hâline gelmiş durumda.
İzmir halkı kesinlikle bu yollara layık değil.
Bu Yollar Araçları Sessizce Eskitiyor
Yollardaki bozulmanın bedelini yalnızca belediye bütçesi ödemiyor. Asıl faturayı vatandaş ödüyor.
Bozuk yollar nedeniyle araçların lastikleri zarar görüyor, jantları eğiliyor, rot ve balans ayarları bozuluyor. Amortisörler, salıncaklar, rot başları ve diğer ön takım parçaları normalden daha kısa sürede arızalanıyor.
Bugün İzmir’de bir sürücü aracını sanayiye götürdüğünde karşısına çıkan fatura artık küçümsenecek rakamlardan oluşmuyor. İnsanlar zaten akaryakıt, sigorta, kasko, bakım ve vergi yükü altında ezilirken bir de belediyelerin ihmal ettiği yolların masrafını cebinden karşılamak zorunda kalıyor.
Elimde İzmir’in araç alt takımı arızalarında Türkiye’de ilk sırada olduğunu gösteren resmî bir veri yok. Ancak böyle bir araştırma yapılsa İzmir’in üst sıralarda çıkması kimseyi şaşırtmaz.
Yetkililer isterlerse İzmir’deki özel servislerden, sanayi sitelerinden, lastikçilerden ve sigorta şirketlerinden bilgi toplasınlar. Bozuk yollar nedeniyle hasar gören araçların sayısını açıklasınlar. O zaman yolların vatandaşın cebine çıkardığı gizli fatura da ortaya çıkar.
Mesele Yalnızca Konfor Değil
Yollardaki çukurlar yalnızca sürüş konforunu bozmuyor, trafik güvenliğini de ciddi biçimde tehdit ediyor.
Bir otomobil sürücüsü son anda gördüğü çukurdan kaçmaya çalışırken yanındaki araca çarpabilir. Motosiklet veya bisiklet kullanan biri için asfalt seviyesinin altında kalan bir rögar kapağı çok daha ağır sonuçlara yol açabilir.
Gece saatlerinde yeterince görünmeyen, yağmurlu havalarda suyla dolan çukurlar sürücüler için açık bir tehlikedir. Ambulansların, itfaiye araçlarının ve toplu taşıma araçlarının kullandığı ana yolların bu durumda olması kabul edilemez.
İzmir, büyükşehir olduğunu yalnızca nüfusuyla değil; yolları, ulaşımı, altyapısı ve yaşam kalitesiyle de göstermek zorundadır.
Kaz, Kapat, Tekrar Kaz Dönemi Bitmeli
Kentte bir kurum asfalt döküyor, kısa süre sonra başka bir kurum aynı yolu yeniden kazıyor. Su, kanalizasyon, elektrik, doğal gaz veya iletişim çalışmaları bittikten sonra yapılan yamalar çoğu zaman yolun eski seviyesine uygun biçimde kapatılmıyor.
Sonuçta ortaya düzgün bir yol değil, yamalardan oluşan bir bohça çıkıyor.
Vatandaş hangi yolun hangi kurumun sorumluluğunda olduğunu bilmek zorunda değil. Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyesi, İZSU veya başka bir kurum… Yetki tartışmaları vatandaşı ilgilendirmiyor.
Vatandaş hizmet bekliyor.
Belediyeler artık günü kurtaran asfalt yamaları yerine kalıcı ve koordineli bir yol bakım programı hazırlamalı. Yalnızca Balçova–Konak–Bayraklı hattı değil, İzmir’in bütün ilçelerindeki ana arterler ve mahalle yolları tek tek taranmalı.
Çukurlar, çöken asfaltlar ve yol seviyesinin altında kalan rögar kapakları kayıt altına alınmalı. Onarımların ne zaman başlayacağı ve ne zaman tamamlanacağı da kamuoyuna açıkça duyurulmalı.
İzmir Bu Görüntüyü Hak Etmiyor
İzmir’e “Türkiye’nin üçüncü büyük kenti” demekle büyükşehir olunmuyor.
Büyükşehir olmak; vatandaşın güvenli bir şekilde yürüyebildiği kaldırımlar, rahatça kullanabildiği yollar ve düzenli çalışan bir altyapı kurabilmektir.
Balçova ile Bayraklı arasındaki yaklaşık 20 kilometrelik güzergahta saydığım 86 bozuk nokta, küçük bir bakım eksikliği değildir. Alsancak ve Kıbrıs Şehitleri Caddesi çevresindeki delik deşik yollar da basit bir ihmal olarak görülemez.
Bunlar, İzmir’in yol sorununa ne kadar uzun zamandır göz yumulduğunun açık göstergesidir.
Üstelik bu tablo birkaç ilçeyle sınırlı değildir. İzmir’in dört bir yanında vatandaşlar aynı çukurlardan geçiyor, aynı sarsıntıyı yaşıyor ve araçlarının bakım masraflarını kendi ceplerinden karşılıyor.
İzmirlinin aracı da sabrı da artık bu yolları kaldırmıyor.
Yetkililere buradan açıkça soruyorum:
İzmir’in yollarının bakım ve onarımı için ayrılan bütçe ne kadar? Bu yıl kaç kilometre yol yenilendi? Yol seviyesinin altında kalan rögar kapakları neden düzeltilmiyor? Bozuk yollar yüzünden araçları zarar gören vatandaşların mağduriyetini kim karşılayacak? İzmir’in bütün ilçelerini kapsayan kalıcı bir yol yenileme programı ne zaman uygulanacak?
İzmirli hizmet bekliyor; mazeret değil.
Bu kentin insanları çukurlardan kaçmak değil, güvenli ve düzgün yollarda seyahat etmek istiyor.
Çünkü yol yapmak yalnızca asfalt dökmek değildir. Yol yapmak; can güvenliğini korumak, vatandaşın malına sahip çıkmak ve yaşadığı şehre saygı göstermektir.