1965 yılında Erzurum’da dünyaya gelen ve uzun yıllardır İzmir’de yaşayan Tayfun Daşdemir, hiçbir müzik eğitimi almadan, hiçbir enstrüman çalmadan ve herhangi bir konservatuvar ya da koro geçmişi olmadan Türk müziğine 28 eser kazandırdı. Allah vergisi olduğuna inandığı bestecilik yeteneğini azim ve tutkuyla geliştiren Daşdemir, bugün MESAM üyesi bir bestekâr olarak yeni eserler üretmeyi sürdürüyor.
Bestecilik yolculuğu altı yıl önce başladı
Şiire olan ilgisiyle yıllarca duygu dünyasını besleyen Tayfun Daşdemir’in hayatı, yaklaşık altı yıl önce keman sanatçısı arkadaşı Ömer Fitil’in sözü olmayan bir bestesine söz yazmasıyla değişti.
Ortaya çıkan “Canımın İçisin” adlı eser, onun ilk bestesi oldu ve müzik yolculuğunun başlangıcını oluşturdu.
Selim Öztaş’ın sözleri cesaret verdi
İlk eserini “Güz Gülleri Gibisin” şarkısının bestekârı Selim Öztaş’a gönderen Daşdemir, aldığı davetle hayatının en önemli dönüm noktalarından birini yaşadı.
Yaklaşık iki buçuk saat süren görüşmede eserlerini dinleyen Selim Öztaş, Daşdemir’e:
“Sende çok güçlü bir melodi yeteneği var. Mutlaka devam et.”
sözleriyle destek verdi.
Bu destek, yeni eserlerin ortaya çıkmasına vesile oldu.
28 eser, farklı makamlar
Bugün MESAM üyesi olan Tayfun Daşdemir’in 28 özgün bestesi bulunuyor.
Hicaz, Nihavent, Uşşak, Muhayyer, Kürdilihicazkâr, Kürdili, Roman havaları, Pop ve Fantazi başta olmak üzere birçok farklı makam ve tarzda eser üreten Daşdemir, çalışmalarının önemli bölümünü profesyonel demo kayıtlarına dönüştürdü.
Eserleri dinleyiciyle buluştu
Bestelerinden “Canımın İçisin” ile “Sen Yoksun Buralarda Gel Artık”, O Ses Türkiye finalisti Yasemin Demir tarafından seslendirilerek dijital platformlarda yayımlandı.
Bu yıl ise Türk Silahlı Kuvvetleri personeline ve ailelerine moral vermek amacıyla kendi sesiyle seslendirdiği “Asker Oldum Vatanımı Beklerim” isimli eserini müzikseverlerin beğenisine sundu.
“En büyük engel, sanatçılara ulaşabilmek”
Bestelerini üretmekte zorlanmadığını söyleyen Daşdemir, en büyük sıkıntısının eserlerini doğrudan sanatçılara ulaştıramamak olduğunu belirtiyor.
Sanatçıların sosyal medya hesaplarının çoğunlukla ekipler ve menajerler tarafından yönetildiğini ifade eden Daşdemir, eserlerinin sanatçılar tarafından dinlenebilmesi için fırsat beklediğini dile getiriyor.
“Kalıcı eserler bırakmak istiyorum”
Besteciliğin Allah’ın bazı insanlara bahşettiği özel bir yetenek olduğuna inandığını ifade eden Tayfun Daşdemir, bugüne kadar hiçbir sanatçıyı taklit etmeden tamamen kendine özgü melodiler üretmeye çalıştığını söylüyor.
En büyük hayalini ise şu sözlerle anlatıyor:
“En büyük arzum, eserlerimin Türkiye’nin sevilen sanatçıları tarafından seslendirilmesi ve yıllar boyunca yaşayacak kalıcı eserler bırakmak. Ailemin ve beni tanıyan insanların benimle gurur duyması benim için en büyük mutluluk olacaktır.”
6N1K Analizi
Müzik eğitimi almadan üretmeye başlayan ve kısa sürede 28 esere ulaşan Tayfun Daşdemir’in hikâyesi, yeteneğin azim ve kararlılıkla birleştiğinde önemli başarılara dönüşebileceğini gösteriyor. Şimdi en büyük hedefi, eserlerinin Türkiye’nin önde gelen sanatçıları tarafından seslendirilmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması.