Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT özel yayınında gündeme ilişkin soruları cevapladı. Türkiye’nin tahıl krizinin çözümünde yürüttüğü diplomatik çabalarla ilgili konuşan Erdoğan, gıda krizinde işleyen süreçte uzun zamandır aralıksız şekilde yoğun temas ve müzakereler yürütüldüğünü kaydetti. Ukrayna tahılının dünya piyasalarına güvenli şekilde yönlendirilmesini sağlayacak anlaşmanın imzalandığını anımsatan Erdoğan, anlaşma çerçevesinde küresel gıda krizinin etkilerinin hafiflemeye başlayacağını bildirdi. Tahıl koridoru anlaşması ile özellikle en azgelişmiş ülkelerin üzerindeki baskının azalacağını, ortaya çıkabilecek kıtlıkların önleneceğine dikkat çeken Erdoğan, "Bunlar memnuniyetle karşılayacağımız hususlar. Bu tarihi başarıya verdiğimiz katkı, Türkiye’nin küresel meselelerde oynamaya muktedir olduğu önemli rolü bir kez daha ortaya koymuştur. Planın operasyonel boyutu inşallah İstanbul’dan idare edilecek. Savaşın devam ettiği bir ortamda gerek Milli Savunma Bakanım, gerek Dışişleri Bakanım muhataplarıyla yoğun ilişki halinde oldular. Ben muhataplarımla yoğun görüşmeler halindeydim. Sürecin ne kadar hassas olduğunu, Odessa Limanı'na düzenlenen saldırıda görebiliyoruz. Herkesten attıkları imzalara sahip çıkmalarını ve üstlendikleri sorumluluklara uygun şekilde hareket etmelerini bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
"İlk etap Madrid’deki bir davettir, onama değildir”
NATO Zirvesi'yle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede önemli kazanımlar elde edildiğini bir kez daha vurguladı. Erdoğan, “PKK/PYD/YPG ile FETÖ’ye destek verilmeyeceği ve bunun bizim kırmızı çizgimiz olduğunu kendilerine orada ısrarla hatırlattık. 'Buradan taviz vermeyi bizden kimse beklemesin' dedik. Zirvenin en önemli neticesi bana göre budur. NATO kayıtlarına terör örgütlerinin girmiş olması Madrid Zirvesi'nin en önemli yanıdır. FETÖ falan uluslararası en önemli NATO sözleşmesinde yer almamıştır. İsveç ve Finlandiya’dan teröre verilen desteklerin kesilmesinde somut beklentilerimiz var. İsveç’in caddelerinde bunlar polis korumasında yürüyüş yapıyorlar. Kendi paçavralarıyla, malum sözde liderlerinin posterleriyle yürüyüş yapıyorlar. Ama İsveç vatandaşlarının sağ duyusu da ortada. Oradaki iltisaklı yapıların da kapatılması gerekiyor. Terör propagandası ve eylemlerin engellenmesi, bunlara karışanlara soruşturma açılması, ayrıca iade ve mal varlığı, bunlara karışanlardan sermaye noktasında bunların paralarına el konulması ve iade edilmesi isteniyor. Orada mal varlığının dondurulması gibi beklentilerimize cevap bekliyoruz. Buradan taviz yok. Bu ülkelerle yapılacak ortak mekanizma toplantılarda, teröre desteğin sonlanması için atılan veya atılmayan adımlar ortaya koyulacak. Kesinlikle Türkiye’den bu konuda taviz beklenmesin. Biz orada görüşmeleri yaptık, döndük geldik. Gel gör ki, yine teröristler ertesi gün gösteri yapıyorlar. İsveç somut adım atmaktan, temel bir yaklaşıma gitmekten şu anda çok uzakta gözüküyor. Terör propagandası dahil, uzantılarını ülkemiz aleyhine bulunmaktan alıkoymadıkları sürece bizden olumlu bir yaklaşım beklemesinler. Bu iş öyle zannedildiği gibi kolay bir iş değil. Makedonya 11 yıl sürdü. Öyle kolay bu iş olmuyor. Hemen NATO'ya alsınlar, yok böyle bir şey. Orada da bütün arkadaşlara, dostlara bunu söyledik. Şu anda süreç bu şekilde bir defa işliyor. İlk etap Madrid'deki bir davettir, onama değildir. Bu davetin neticesi ne olacak. Onu da bu eylemler belirleyecek. Siz hala bu teröristleri caddelerinizde koruma altında yürütürseniz, biz de bunları takip ediyoruz. Bizim de oralarda istihbaratımız var. Olay İsveç, Finlandiya değil. Maalesef Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere böyle, İskandinav ülkelerinin tamamı böyle. Liderlerle yaptığımız görüşmelerde ben bunları söyledim. Almanya, Fransa, Emmanuel ile yaptığım görüşmede 'Böyle devam mı edeceksiniz' dedim. Böyle gitmezse kusura bakmayın, önümüze bu geldiği anda bizim bir parlamentomuz var, bizim parlamentomuz bu işe olumlu bakmaz” dedi.
"Batı'nın yaklaşım tarzı siyasetçilere yakışan bir yaklaşım tarzı değil"
Tahran’daki üçlü zirveyi değerlendiren Erdoğan, ”İran ile ticaret hacminin yükseltilmesi hedefinde İran ile ikili ticaret hacmimizi 30 milyar dolara çıkarma hedefimiz var. Aramızdaki görüşme gerçekten samimi geçti. 8 anlaşmayı da imzalamak suretiyle buradaki konseyi başarılı şekilde tamamlamış olduk. Süratle bu yılın ilk yarısında 8’i yakaladık. Bu sekizi yılsonuna kadar katlayabiliriz. Aramızdaki bu görüşme gerçekten samimi geçti. Bu adımı atmamız lazım, bunun gereğine inanıyoruz dedik. 8 anlaşmayı imzalamak suretiyle süreci başarıyla tamamladık. Putin ile olan görüşmemiz çok daha farklı geçti. Putin-Zelenskiy olayında biz çok önemli rol oynuyoruz. Biz kimseye düşman nazarı ile bakmıyoruz. Dost nazarı ile bakıyoruz. Bu bakışımız her iki tarafın samimi yaklaşımını getiriyor. Batı'nın yaklaşım tarzı siyasetçilere yakışan bir yaklaşım tarzı değil. Biz savaşın oluşturduğu duruma rağmen ikili ilişkileri ele aldık. Olumlu görüşmeler olduğunu söyleyebilirim. Aramızda bazı konularda anlaşmazlıklar var. Biz malum S-400 konusunda dünyanın görüşünü değil inandığımız neyse onu yaptık. Rusya ile olan ikili ilişkilerimizi potansiyel olan alanlarda geliştirmek durumundayız. Tahran’daki görüşmelerimizde terörle mücadele bir numaralı konusuydu gündemimizin. Suriye, terör örgütlerinin yuvası haline gelmiş durumda. Dolayısıyla Suriye'ye karşı gerek Rusya gerekse İran'ın bir tavır belirlemesi gerekir. Bu mücadele kararlılığımızı zirve sırasında Sayın Putin ve Reisi’ye bizzat aktardım" açıklamasında bulundu.
“Projeler hazır, artık tek kat değil şimdi zemin artı 1 şeklinde iki katlı olana gireceğiz”
Suriye’nin kuzeyine yapılacak olan briket evlerle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böyle bir operasyonun içeriğe noktasında bir konuya girmeyi bu akşamın konusu olarak görmek istemem. Ancak biliyorsunuz biz Suriye’nin kuzeyinde hedef olarak ilk etapta 250 bin briket ev yapmayı planlıyoruz. Bunları biz AFAD’la beraber yapıyoruz. O çadırlarda, o ilkel çadırlarda o insanların yaşaması hakikaten ne insani, ne İslami değildir. Bunlara biz dedik ki evler yapalım dedik. Bu evlerin altyapısını da gayet iyi bir şekilde yapalım. Sağ olsun AFAD koordinesinde STK'lar katılmak suretiyle şu ana kadar 100 bine yakın konutu bitirdik. Şimdi yeni bir çalışmaya gireceğiz. Projeler hazır. Artık tek kat değil şimdi zemin artı 1 şeklinde iki katlı olana gireceğiz. Bunları da yapmak suretiyle buralara bizdeki mültecilerden geri dönüşleri ama kendi istekleriyle, arzularıyla, bu dönüşleri artıralım diyoruz. Bunu başarırsak bu sayı 1 milyonu buluyor. Şu ana kadar yok, ama onlara sorarsan var” diye konuştu.