Bir Hayalim Var… Adı İzmir

03 Ağu 2026 - 13:58 YAYINLANMA

Bir Hayalim Var… Adı İzmir

Her sabah uyandığımda aynı hayali kuruyorum…

Olur mu, olmaz mı bilmiyorum.

Ömrüm yeter mi, onu da bilmiyorum.

Ama bir gazeteci olarak bu şehri seven milyonlarca insan gibi ben de daha güzel, daha yaşanabilir bir İzmir hayal etmekten vazgeçmiyorum.

Hayalimdeki İzmir’de sabah penceremi açtığımda beni çöp kokusu değil, denizden gelen iyot kokusu karşılıyor.

Temiz havayı içime çekerek güne başlıyorum.

Trafik artık insanların sabrını tüketen bir sorun olmaktan çıkmış. İşine giden de, okuluna yetişen de, ambulans da, itfaiye de rahatça ilerleyebiliyor. Saatlerce direksiyon başında bekleyen insanlar yerine, zamanını ailesine ayırabilen İzmirliler görüyorum.

Yollar pırıl pırıl…

Çukurlar kapanmış…

Araçlar zarar görmeden güvenle yol alıyor.

Kaldırımlar gerçekten yayaların olmuş.

Engelli vatandaşlarımız rahatça yürüyebiliyor, çocuklar güvenle bisiklete binebiliyor.

Bisiklet yolları sadece tabelalarda değil, gerçekten tertemiz ve kesintisiz bir şekilde kullanılıyor.

Hayalimde Körfez yeniden İzmir’in gururu…

Masmavi deniziyle…

Temiz sahilleriyle…

Balık tutan insanlarıyla…

Martılarıyla…

İzmir’e yakışan görüntüsüyle…

Yağmur yağdığında ise kimse tedirgin olmuyor.

“Acaba yine yollar göle dönecek mi?”

“Alt geçitleri su basacak mı?”

“İş yerimi ya da evimi su basar mı?”

Kimse bunları düşünmüyor.

Çünkü yıllardır konuşulan altyapı sorunları çözülmüş.

Yağmur, felaket değil bereket getiriyor.

Bir başka hayalim ise yarımada…

Çeşme, Alaçatı, Urla, Seferihisar ve Karaburun…

Milyonlarca liralık, hatta milyon dolarlık villaların bulunduğu bölgelerde artık fosseptik çukurları konuşulmuyor.

Modern kanalizasyon sistemi tamamlanmış.

Deniz kirlenmiyor.

Doğa korunuyor.

Bu güzellikler gelecek nesillere de bırakılıyor.

İzmir’e gelen bir turist sadece Çeşme’de denize girmiyor.

Şehir merkezine geliyor…

Kemeraltı’nın tarihi sokaklarında geziyor.

Agora’yı, Kadifekale’yi, Saat Kulesi’ni, Tarihi Asansör’ü, Kültürpark’ı ve İzmir’in zengin kültürel mirasını keşfediyor.

Esnaf kazanıyor.

Kafeler doluyor.

Müzeler ilgi görüyor.

İzmir, sadece yaz turizmiyle değil; tarihi, kültürü, gastronomisi ve sanatıyla dünyanın konuştuğu şehirlerden biri oluyor.

Çeşme ise yalnızca lüks konutlarıyla değil, doğal güzelliklerini koruyan, mavi koyları, temiz denizi, rüzgârı, doğası ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla örnek gösterilen bir destinasyona dönüşüyor.

Parklarda çocuk sesleri yükseliyor.

Yeşil alanlar betonun gölgesinde kaybolmuyor.

Sokaklar temiz…

Toplu ulaşım düzenli…

İnsanlar birbirine daha saygılı…

Şehir ise daha huzurlu…

Bunlar hayal mi?

Belki…

Ama aslında bunların hiçbiri imkânsız değil.

Yeter ki günü kurtaran projeler yerine geleceği planlayan bir şehircilik anlayışı olsun.

Yeter ki merkezi yönetim, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar aynı hedefte buluşabilsin.

Çünkü şehirler sadece binalarla değil, vizyonla büyür.

İzmir’in tarihi var.

Denizi var.

Bereketli toprakları var.

Dünyanın gıpta ettiği bir coğrafyası var.

Eksik olan, bütün bu değerleri ortak bir vizyonla geleceğe taşıyabilmektir.

Ben hâlâ umutluyum.

Çünkü umudunu kaybeden bir şehir, geleceğini de kaybeder.

Belki yarın değil…

Belki birkaç yıl sonra…

Ama inanıyorum ki bir sabah uyandığımızda hep birlikte şöyle diyeceğiz:

“İşte şimdi İzmir, hayalini kurduğumuz şehir oldu.”

Ve o gün geldiğinde, bu yazıyı yeniden okuyup tebessüm etmeyi çok isterim. Çünkü bu köşe yazısı yalnızca benim hayalim değil; daha temiz, daha düzenli, daha yaşanabilir bir İzmir isteyen milyonlarca insanın ortak hayalidir.

Kaynak :
6N1K

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter:

Olcay Ceviz
2026-08-03 20:05

Herkesin en güzeline layıksın,elinize emeğinize sağlık

Olcay Ceviz
2026-08-03 20:04

Yazdığınız her bir satırın altına imzamı atarım,tespitleriniz çok kıymetli, inşallah bunlar en yakın zamanda hayal olmaktan çıkar ve gerçekleşir çünkü Güzel İzmirim bunu haketmiyor