Dünya haberleri, son dakika haber ve gelişmeleri, Güncel  haberler, son dakika İhaber ve gelişmeleri. hava durumu, namaz vakitleri, sinemaları

Bu makale 23 Ocak 2019 21:53:45 Tarihinde eklenmiştir. 146 Defa Okundu.

EĞİTİM ÖĞRETİM-ÖĞRENCİYE EĞİLİM...

Öğrenciye eğitim hayatı boyunca verilmesi gereken önemin ve okuması için üzerine düşen eğilimin yapılmasının kısa bir özeti...

Merhabalar çok değerli okurlarım bugün de karşınıza farklı bir konu ve tarz ile selam dedim.Bildiğiniz üzere yarıyıl tatiline girmiş bulunmaktayız.Aslında başlık herşeyi kısaca özetler gibi;eğitim ve öğretim hem de öğrenciye eğilim.Bir bireyi hem eğitmek hem de ona birşeyler öğretmek ne zor bir iş olsa gerek.Sonrasında da o öğrenciye eğilim yani birebir ilgi,alaka göstermek ki buna psikolojisi de dahil.Hele ki o çocuk temel de yani aile de bir eğitim almamış ise bu daha da vahim bir durumdur bir eğitimci için.Şimdiler de tv’de hep görüyorum programlara uzman kişileri çıkartıyorlar işte neymiş efendim karne aldığında düşük not’a ,zayıf karneye verilecek tepkinin dozunu tahlil ediyorlar,yaklaşımları değerlendiriyorlar v.s. hayır tabi ki de bunlar doğru,güzel şeyler yani 20-30 yıl önce tv yoktu,uzmanlar yoktu,psikoloji diye bir şey yoktu da kemer vardı diye kalkıpta şiddeti savunmayacağım fakat bu öğrenciye değil de birebir veliye yansıtılırsa daha mantıklı olur.Efendim neymiş;%90’ı veli,çevre,öğretmen imiş.%10’u öğrenciye endeksliymiş.Hayır güzel kardeşim ben buna kesinlikle katılmıyorum.%10 bile öğrencinin suçu yok.Niye yoktur ben sana çok uzatmadan anlatıvereyim.Kendi hayatımdan kısaca misal verirsem;ilkokuldan liseye kadar ne eğitimci olan babam ne de lise mezunu olan,bilgi ve eğitim sahibi annem ‘’bugün okulda ne yaptın’’ sorusunu aktif olarak sormadı.Lisede gönderdikleri koleji hep memleketin en iyi okulu diye poh pohladılar.Fakat bir kez bizim çocuğumuz bu iyi paydasının neresinde diye istişare etmediler.Evde hep kişisel sorunlar oldu (ebeveynler arasında) ve bunlar direkt bize yansıtıldı.Yaşamım boyunca demiyeyim de öğrencilik hayatım boyunca 7 tane matematik için özel öğretmen tuttu peder ,yemin olsun rahat 3 öğretmeni dinlerken benim aklımda dargın olan annem ve babam vardı.Neyse şimdi çok fazla kişiselleştirmenin bir anlamı yok olayı.Ama gerçekler de bu ne yazık ki.Bakın şu bir gerçek;okumak bir çocuğun içinde olacak.Okuyan çocuk mum ışığında da okur.Bu senteze %100 katılıyorum.Fakat aile,çevre ,arkadaş,okul ve bunlarla gelişen olaylar bütünü çok önemli.

 

 

Son olarak sizi sıkmadan kendi hayatımla ilgili bu konu üzerine şunu söyleyebilirim ki;ilk koleje gittiğim de okul köylerden ve ilçelerden getirdiği çok zeki öğrencileri fen lisesi bölümüne ,bizim gibi kapasitesi (sözüm ona) düşük çoğu büyük tüccar,esnaf çocuğu olan kolejde okumak diye o adresi seçen değişik tarz da insanlardı.Hepsi değil tabi.Ha neyi diyordum unuttum bak;adamlar sözel ve dil bölümü açmadılar,yani gerek bile duymadılar,bununla birlikte belki de çoğu yetenek eridi gitti.Bir gün hiç unutmam lise son sınıftayız.Öğretmen geometriden yaprak test dağıttı çözelim diye derste.Öğrencinin biri ben çözmem dedi yine böyle bir esnaf çocuğu ve öğretmene savunmasında ‘’bir kağıt için ne kadar ağaç kesiliyor biliyormusun hocam ben bir Tema vakfı aşığıyım bu testi çözemem dedi.Adam eğitimden bu kadar kesmiş ümidini düşünün artık.Avrupada ki gibi eğilimi olan bir bölüme gitmesi bir arzumdur mesela öğrencinin.Çok fazla ezberle ,ödevle bıktırılmamalı öğrenci.Sistem ve bakanlar o kadar çok çabuk değişiyor ki eğitimde yani abartısız bir garibanın 10 yıl giydiği kışlık bot,rahat 6 tane sistem veya bakan görmüştür.Bunlar da kısa kesitler yani. İşte burada benim minimum ne kadar ihmalkarlığım var ise aileminde o kadar vurdumduymazlığı vardır.Ya işte böyle;inanın bana daha okulun yolunu bilmeyen babalar var,çocuk her gün nereye gidiyor ne yapıyordan bi haber anneler var.Merhum Münir Özkul’un dediği gibi replikte ;’’çocuğun cebine para bırakıp okula göndermek değildir iyi baba,iyi annelik…’’ Geçen bir yerde şahit oldum,bir taziye evinde doktor olan bir beyefendiye o kadar ısrar ettiler ki ya biraz daha otur diye ama adam direndi.Savunması ise;’’çocuklar evde beni bekliyor etüt saatimiz var her akşam ya ben ya da hanım düzenli ders çalıştırıyor’’ dedi.Dünya yıkılsa yine de biz her akşam düzenli etütümüzü yaparız dedi.Sadece veli toplantılarında değil her 15’te bir okul ziyareti gerçekleştiririz gibi benim zihnimde etkili yer kaplayacak cümleler dile getirdi.Yani son sözüm olaraktan işte böyle güzel okurlar;bizim doğuda bakarsın sebze halinde  küçücük çocuklar babası okula gidip gitmediğinden bi haber.Çocukta haklı Hacettepe tıp okumuş olsa gelip sebze halinde komisyoncu olacak.Bunu bizzat babası söylediği için dile getiriyorum.Otogardaki fındık tabanlı ergen otobüsçü adaylarını söylemeye lüzum yok.Onlar ailelerinin gözünde öğrenci değil de geleceğin afilli kaptan adayları gibi.Hepsi özenti.Otogara aile sokmasa o çocuk nasıl girecek veya oku diye üzerine düşse bunlar olur mu? Hepsi özenti.Aileden gelen gelenek bunlar.Okulun yolunu unutturuyorlar gençlere.Şimdi soruyorum tekrar kim suçlu yeni çıkan soru bankası kitabına ilgi duymayarak,mercedesin yeni model Travego isimli otobüsünün yeni modelinin kataloğunu ezberleyen genç mi,yoksa ona yeteri ilgiyi gösteremeyerek kendi karanlığına sürekleyen veli mi? Ben derim ki;uzmana-kemere gerek yok…bilinç ve gözleme ihtiyacımız var,bir öğrenci okutmak için.En derin Saygılarımla…                                         M.EMİR KEREMOĞLU

 

Yorum Yap
HAVA DURUMU
Gün
Bugün
Sıcaklık
6°C / 2°C
Durum
Çok Bulutlu
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
06:27
Güneş
07:51
Öğle
13:32
İkindi
16:31
Akşam
19:02
Yatsı
20:18
ANKET
TÜMÜ

KUŞADASI BELEDİYE BAŞKANI KİM OLSUN