Dünya haberleri, son dakika haber ve gelişmeleri, Güncel  haberler, son dakika İhaber ve gelişmeleri. hava durumu, namaz vakitleri, sinemaları

Bu makale 07 Kasım 2018 16:06:24 Tarihinde eklenmiştir. 137 Defa Okundu.

Ölüm mü Zulüm mü...?

Ölümün insan üzerindeki çalkantılı dünyası ve etkilediği duygular,götürdüğü farklı frekanslar...

Biraz uzanın ve gözlerinizi kapatıp öldüğünüzü ve başka bir gezegene göç ettiğinizi hayalinizde canlandırın.Ne kadar ilginç değil mi,zaten bunu hayal dahi edemeyeceğinizi biliyorum.Yani hayal edersiniz de yine de ayrıntılı bir şekilde kurgulayamayabilirsiniz.Her neyse ölüm demiştim ölüm,ismibile ürkütücü değil mi? Biliyorum insanların aklına hep sonrası geliyor yani geneli böyle peki öncesinde insanların geride bıraktıkları,yok olur gitmeler ve geride bir ömür unutamayacak bir anne bir baba ve bir de var ise yar…çünkü onlar hiçbir zaman unutmazlar.Çok zamandan beridir anladım şu yaşlanıpta ölenleri hatta yatalaklara çok istediğim olmuştur ölüpte gitmelerini.Yalnız bir şey var,tek bir şey o da;şugencecik yaşta hastalıktan,kazalardan v.s. bu dünyadan göç edenleri.Hele ki şu kalp krizi var ya aniden yani düşünsenize adam gencecik daha 1 saat evvel sizinleydi,tık bir bakıyorsunuz ölmüş gitmiş.Yani inanılır gibi değil az önce dünyanın binbir türlü halinden bahseden o insanın bir an da toprağın altına girmiş olması ve bundan öte bir daha geri dönmeyecek olmasıdır işte asıl düşündüren de beni bu olmuştur.Din boyutunda en çok şey vaad eden İslam dinidir.Cennetler,bal akan nehirler ve taş gibi hatunlar vaadeder.Aslında dünya o kadar güzel ki bal akan bir nehir için yerin altında kıyamete kadar kalmak,ruhumuzu enginlere kadar çıkartıp orada yok etmek ve en büyük bileşen olan bedenden ayıran ölüm değil mi? Bal akan nehir dünya da güzel bir kadının dudaklarıdır,yemyeşil kırlara uzatır sevişir durursun yani bunun için yerin altına girmemize gerek yok ama anlayabilene…

İşte ölüm çok az bir ifade ile böyle sayılsa bile aslında derininde çok ilginç bir döngü oluşturur.Düşün diyerek başlamam gerek cümleye ama onu bile diyemiyorum yani yanlış anlamayın zeka düzeyinizden şüphem yok fakat başka konular gibi değil bu konu,yaşamak gerek bizzat yaşamak yani düşünce boyutunu aşıyor doğrusu.O da şimdiye kadar gidip görüpte gelen olmadı.Bu yüzden hayal edersek eğer,maddi olarak dorukta olan insanlar mesela,yani bunun içinde soğuk suya elini dokundurmayanda var beş kuruşu gitmesin diye hala basit bir ısıtıcıyı tercih edende.Bakıyorsunuz o da yerin altına giriyor,beş parasız ömür geçiren bedevisi de.Herkes unutuyor bir zaman sonra dedim ya baki olan yüce Tanrı bir ana bir de baba ha sevgili var ise candan onu da unutmamalı hiç kalkmasa da ölü kara toprağın altından.İşte hafiften de bir kafiye yaptım sizlere.Ama gerçek şu ki ölüyorsunuz hem de hiç ummadığınız bir an da ve sizi gömüyorlar ezip geçtiğiniz o mütevazi toprağın altına.Sonra yaşam devam ediyor yani hep derdim ki genç birisi veya çok değerli birisi öldükten sonra hayat nasıl durmaz herşey nasıl bu kadar hareketli devam ediyor diye ama inanmak gerekliymiş,gerçekler buymuş;olankalana değil olan ölene oluyormuş çünkü hayat herkese bir şekilde devam ediyor.

Son olarak söyleyebileceklerim şunlardır ki;ölüm bir gerçektir.Şu ana kadar kimse ölümsüzlüğü yaşamadı.Tabiiçinizden bildiğimiz şeyleri anlatıyor diyebilirsiniz fakat bunu bile kabullenmeyenler var.Her neyse onlar insanın pilinin bitmesi gibi algılayabilirler veya şarjının.Bir başka konu ölümün dünyadan güzel olduğu gerçeğini kabullenmiyorum çünkü daha 27 yaşındayım hayatımın baharı bile başlamadı ve ölüm olsa bile o acıyı çekmenin ve toprakla bütünleşmenin,insanın geçici geldiği dünyaya niçin kalıcı gelmediğinin soruları hep kafamda bir balon ve her an patlayacakmış gibi hissediyorum.Biz istemedik gelmeyi,şimdiniçin zorla götürülüyoruz.Eğer Tanrının adeleti varsa bilmelidir ki bu yasal değil.Kime söylüyorum gerçi;’’kurt dağa küsmüş,dağın da çok umrunda’’ demişler aynı o misal.

Bir dizinin repliğinde ölüm bana gözümün akıyla siyahı kadar yakın demişti adam.Burası doğru fakat sonrasında herkesi ve herşeyi geride bırakarak bir bilinmiyene gitmek işte orası ürperticidir gerçekten.Her inanış için bunu söylüyorum yani ateş böcekleriyle bir olup kırpışarak tükense de veya ulu Allahın huzuruna,yedi kat göklere ulaşsa da aynı şey bana göre.Hayatta bunu bilir bunu söylerim;ölüm için ‘’gün ola harman ola’’,yaşam için ‘’doğruluktan şaşma’’ ve ölüm için ise ‘’ne ağalar ne paşalar elbet birgün kara toprak ağırlar’’…

En Derin Sevgi ve Saygılarımla…

M.Emir KEREMOĞLU

Yorum Yap
Emir Keremoğlu Diğer Yazıları
Ölüm mü Zulüm mü...?
HAVA DURUMU
Gün
Bugün
Sıcaklık
33°C / 25°C
Durum
Az Bulutlu
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
06:23
Güneş
07:50
Öğle
13:04
İkindi
15:40
Akşam
18:05
Yatsı
19:25
ANKET
TÜMÜ

KUŞADASI BELEDİYE BAŞKANI KİM OLSUN