Son Dakika Haber

Dünya haberleri, son dakika haber ve gelişmeleri, Güncel  haberler, son dakika İhaber ve gelişmeleri. hava durumu, namaz vakitleri, sinemaları

Bu makale 19 Ağustos 2015 10:35:48 Tarihinde eklenmiştir.

İnsanlık Mı Dediniz?

Toplumumuzda kimileri tamamen ilgisiz iken kimilerinin hayvanlara karşı derin bir alakası vardır. Hayvanları kalpten sever, onlarla ilgilenir, hatta kimileri onlara hayatında yer verirler. Bu sevgi yelpazesi mesela bir köpekle evini ve hayatını paylaşmaktan tutun da adeta hayatını sokak köpeklerine vakfetme noktasına kadar uzanır. Yıllardan beri sahipsiz kedi ve köpekler için çevredeki parklara soğuk kış gecelerinde yiyecek,  sıcak yaz günlerinde su taşıyan ve bunu bir ibadet şevkiyle aksatmayan nice güzel insanlar gördüm.

Ama tabii ki aynı toplumda bu insanları kınanması gereken varlıklar olarak görüp, seçim meydanlarında onları kendi yandaşlarına “bunlar köpekleriyle birlikte yaşarlar” gibi ne kastedildiği belirsiz ifadelerle şikayet ederek  oy devşirmeye çalışan siyasi liderler de görülmüyor değil. Yani bu toplum hayvan sevgisinin zirvesini de biliyor, sevgisizliğin çukurunu da…

Bu sevginin zirvelerinden biri de benim evimde yaşıyor: Kızım Ceren Feyza BUDAK…  Sokakta gördüğü her sahipsiz hayvanın derdiyle dertlenen, onun aç veya susuz olup olmadığını, bir rahatsızlığı olup olmadığını  dert edinen, odasının lambasına konan bir kelebekten çığlık çığlığa kaçtığı halde şehirlerarası yolculuklarımızda yolda gördüğümüz bir köpek leşini kucaklayarak kenara alma yürekliliğini gösteren kızım… Böylesine karşılıksız ve çıkar beklentisiz bir sevgi insan vicdanının en belirgin göstergesi değil midir ve bununla gurur duyulmaz mı?

Bugün size işte bu minval üzere yakın zamanda yaşanmış bir hikayeyi anlatacağım. İbret almak için haberdar olmak lazım…

70’li yaşlarının sonlarına gelmiş olan Makbule Hanım Ankara’nın Çayyolu bölgesinde Golden Redriever (okunuşu; Goldın Redrivır) cinci köpeğiyle birlikte yaşıyordu. Birinci derecede yakın akrabasından kimse hayatta değildi ve o da kendisine can yoldaşı olarak Tarçın’ı seçmişti. Makbule Hanım, Tarçın’ın kaç yaşında olduğundan emin değildi, çünkü onu sokakta bulmuştu ve alıp evine getireli de on yıldan fazla olmuştu. Hep içinden, Tarçın’ı eve getirdiği zaman onun 1-2 yaşlarında olduğunu ve dolayısıyla şimdi de 11-12 yaşlarında olması gerektiğini düşünürdü.

Aralarında inanılmaz bir sevgi bağı vardı. Zaman zaman gözleri birbirinin yüzünde kalakalırdı adeta.  Kimi zaman Tarçın, koltuğunda oturan Makbule Hanımın karşısına geçip gözlerini kırpmadan ve bir heykel gibi hiç kımıldamadan dakikalarca onu seyrederdi. Sanki Tarçın birlikte yaşanan hiçbir anı ziyan etmemek ve bu sevgi yumağı insanı adeta gözlerinden süzerek yüreğine nakşetmek istiyordu. Makbule Hanım da büyük bir sevgi ve şefkatle onun bu halini izler ve duygulanırdı.

Makbule Hanımın kısa bir komşu ziyareti veya bir pazar alışverişi için çıktıktan sonra eve dönmesi onlar için çok özel anlardan bir başkasıydı. Çünkü Tarçın her seferinde bu buluşmayı önlenmesi mümkün olmayan bir şölene dönüştürüyordu. Sanki uzun yıllar hasret kalmış gibi Makbule Hanımın etrafında taklalar atarak dönüyor, üzerine  sıçrıyor, bununla hızını alamayınca küçücük antrede bir duvardan diğerine keskin koşular ve keskin dönüşler yapıyor, Makbule Hanım elindekileri bir kenara bırakarak bir süre onu sevip başını okşamadan da asla sakinleşmiyordu. Yani adeta bu sevgiyi istiyor ve alıyordu…

Makbule Hanım her sabah ve akşam saatlerinde evlerinin karşısındaki parkta Tarçın ile yürüyüşe çıkardı. İlk yıllarında aşırı hareketli olan Tarçın’ın parkta oturanları veya gelip geçenleri rahatsız etmemesi için onu bağlı şekilde gezdirirdi. Gerçi Tarçın’ın hiç kimseye karşı zarar verici bir tavrı yoktu ama ilk yıllarda bazen parkta bir şeyler yiyen insanlara ani yaklaşmaları oluyor ve kimileri de bundan ürküyordu. Ama son yıllarda hem Tarçın’ın biraz durulmuş olması ve hem de artık çevreyi iyice öğrenmiş olması sebebiyle onu bağlamadan yanında serbest şekilde dolaştırıyordu. Zaten Tarçın’da parkın dışına çıkmaması gerektiğini öğrenmişti ve Makbule Hanımın her seslenmesinde de hemen koşarak yanına geliyordu….

Yine böyle bir akşamüzeri gezmesinde Makbule Hanım parkın parke taş yolundan ve Tarçın da çimenler üzerinden birbirine paralel yürürlerken, Tarçın ile Makbule Hanımın arasına 10-15 metrelik bir çalılık girdi. Bu her zaman olan bir şeydi ve bu durumda Makbule Hanım hızını birazcık artırarak aynı yönde yürüyünce çalılıkların bittiği noktada buluşurlardı.  Ama bu defa öyle olmadı. Makbule Hanım çalılıkların bittiği yere geldiğinde Tarçın her zaman olduğu gibi çalılıkların arkasından çıkmadı. Fakat bu Makbule Hanım için fazla şaşırtıcı bir şey değildi çünkü zaman zaman böyle olur ve sonunda ya Tarçın’ın biraz hızlı koşarak daha ilerideki düzlüğe çıktığı ya da çalıların arkasında bulduğu bir kemik parçasına takılarak orada oyalandığı anlaşılırdı. Makbule Hanım aynı şeyleri düşünerek önce ilerideki düzlüğe baktı. Tarçın’ı orada bulamayınca hızlı adımlarda geri dönüp çalılıkların arkasına dolandı. Orada da bulamayınca “acaba gerimi döndü?” düşüncesiyle parkın aşağı kısımlarına indi.

Tarçın hiçbir yerde yoktu. Parkta oturan gençler de Makbule Hanıma katılıp parkın altını üstüne getirdikten sonra parka yakın sokaklara daldılar.  Her biri bir sokağın sonuna kadar gittikten sonra parka dönüyor ve Makbule Hanıma “yok” raporu veriyorlardı. Hava yavaş yavaş kararmaya dönmüş ve Makbule Hanım artık iyice telaşlanmaya başlamıştı. Ama elinden de hiçbir şey gelmiyor ve tam bir çaresizlik yaşıyordu.

Birden aklına Veterineri geldi. Tarçın’ın bu park dışında en fazla gittiği yerin orası olduğunu hatırladı… Acaba Tarçın bir şekilde birinin veya başka bir köpeğin peşine takılarak parktan çıkıp, sonra da yolunu bulamayınca Veterinere yönelmiş olmasın diye düşündü. Çünkü Veterinerin olduğu yer Tarçın için yürünebilir bir mesafedeydi ve çoğu zaman oraya Tarçın ile birlikte yürüyerek giderlerdi. Ama Makbule Hanım  telaşı ve zaman darlığı sebebiyle ve bu dermansız haliyle şimdi o mesafeye yürümeyi göze alamadı ve bir taksiye binerek Veterinere gitti.

Taksiden inince ne görse beğenirsiniz? Aman Allah’ım! Veteriner Taha kapı önünde bir sandalyede ve Tarçın da hemen onun yanı başında  göz göze vermiş oturuyorlardı. Makbule Hanımın yaşlı bedenini  tarifsiz bir mutluluk sarmalayıverdi.  Son 5-10 dakika içerisinde artık kaybettiğini düşünmeye başladığı can yoldaşına kavuşmuştu. Tarçın’ın önüne gelince çömeldi ve boynuna sarıldı. Veteriner Taha’ya  çok çok teşekkürler etti.

Birkaç dakika nefeslendikten ve heyecanı biraz  yatıştıktan sonra Veterinerden izin isteyerek yerinden kalktı. Ama Veteriner kendisine dönerek:

  • Makbule Teyze, müsaade et bugün Tarçın burada kalsın. Bizi istemiş gelmiş, bırak bu gece bizim misafirimiz olsun. Hem kalmışken bir de kontrolden geçirip, güzel bir banyo yaptıralım. Yarın alırsınız… dedi.

Makbule Hanım kısa bir süre önce kaybettiğini düşünmeye başladığı can yoldaşını sağ salim bulmuş olmanın verdiği mutluluk ile pek bir pozitif hissetti kendini ve Veterinerin bu ricasını kırmadı. Nasıl olsa Tarçın’ı bulmuştu ve şimdi O kendisinden bile emin ellerdeydi. Yani endişe edecek bir durum yoktu. Tarçın’la vedalaşıp ayrıldı.

Ertesi gün öğleden sonra ağır ağır yürüyerek  Veterinere geldi. Zaten iki gün üst üste taksiye binmek emekli aylığı için biraz fazla gelecekti. Veteriner Taha, giriş kapısının sağ yanındaki aynı sandalyede oturuyordu. Makbule Hanımın yaklaştığını görünce ayağa kalktı ve ona doğru birkaç adım attı. Ona “Hoş geldin Makbule Teyze” derken yavaşça iki eliyle birden Makbule Hanımın ellerini tuttu. Aslında Veteriner Taha her zaman şefkatli bir delikanlı idi ama Makbule Hanım onun bugün daha da bir şefkatli olduğunu hissetti.

Veteriner Taha, Makbule Hanımın koluna girerek onu giriş kapısının önüne kadar götürdü ve az evvel kendi oturduğu sandalyeye oturttuktan sonra  sandalyenin yanına çömeldi. Makbule Hanım, Veteriner Taha’nın söyleyecek bir sözü olduğunu hissetmişti. Sakince beklemeye başladı. Ama Veteriner Taha söze başlamakta zorlanıyordu. Bir iki kesik hamle ile boğazını temizledikten sonra;

  • Makbule Teyze… dedi…. Yine araya bir boşluk girdikten sonra zorlanarak devam etti;
  • Makbule Teyze biliyorsun sen Tarçın’ı on yıl önce sokakta bularak evine almıştın ama o zaman Tarçın’ın kaç yaşında olduğunu tam olarak ikimiz de bilmiyor ve 1-2 yaşlarında olduğunu tahmin ediyorduk. Ama o zaman Tarçın bizim tahminimizden daha büyükmüş. Onun için son zamanlarda iyice yaşlılık belirtileri göstermeye başlamıştı.  Dün akşam ise Tarçın öleceğini hissettiği için gece sen evde yalnızken orada senin yanında ölmesi halinde senin buna dayanamayacağını düşünerek ve  bu acıyı tek başına yaşamanı istemediği için senden kaçtı ve buraya bize geldi.  Ve maalesef dün gece sen buradan ayrıldıktan sonra gece yarısına doğru öldü. Yani anlayacağın Tarçın dün buraya ölmek için gelmiş. Senin Tarçın’ı o halde görmeni istemedim ve bu sabah seni beklemeden onu götürüp İncek taraflarındaki boş bir tarlanın kenarına gömdük….

Makbule Hanım adeta dona kalmıştı. Duyduğu şeyler onu büyülemişti. Her iki gözünden süzülen damlaları hissetmedi bile. Önce hayatının on yılını paylaştığı can yoldaşının güzel yüzünü ve  teslimiyet ifadeli, sadakat yüklü  gözleriyle  sevgi delisi bakışlarını düşündü… Sonra da “acaba dünyamızdaki kaç insanın böyle bir asalet sergileyebileceğini….”

 

Etiketler
Yorum Yap
HAVA DURUMU
Gün
Bugün
Sıcaklık
25°C / 16°C
Durum
Çok Bulutlu
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
05:18
Güneş
06:45
Öğle
13:04
İkindi
16:26
Akşam
19:10
Yatsı
20:30
PUAN DURUMU
Sıra Takım O G M B Av Puan
1 Beşiktaş 34 25 5 4 +40 79
2 Fenerbahçe 34 22 4 8 +33 74
3 Torku Konyaspor 34 19 6 9 +11 66
4 Medipol Başakşehir 34 16 7 11 +18 59
5 Osmanlıspor FK 34 14 10 10 +16 52
6 Galatasaray 34 13 9 12 +20 51
7 Kasımpaşa 34 14 12 8 +10 50
8 Akhisar Belediyespor 34 11 10 13 +1 46
9 Antalyaspor 34 12 13 9 +1 45
10 Gençlerbirliği 34 13 15 6 0 45
11 Bursaspor 34 13 16 5 -8 44
12 Trabzonspor 34 12 18 4 -19 40
13 Çaykur Rizespor 34 9 15 10 -9 37
14 Gaziantepspor 34 9 16 9 -19 36
15 Kayserispor 34 7 14 13 -16 34
16 Medicana Sivasspor 34 6 15 13 -14 31
17 Eskişehirspor 34 8 20 6 -25 30
18 Mersin İdmanyurdu 34 5 23 6 -40 21
ANKET
TÜMÜ

SORUYORUZ: 3. HAVA LİMANI İSMİ NE OLSUN ?